Güzel Atlar Ülkesi: Kapadokya

Kapadokya / Beautiful Horses Land

Adı bölgede kurulmuş olan Kapadokya Krallığı'ndan gelmektedir. Onun da eski ismi Katpatuka imiş bu da Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi manasına gelirmiş.

60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti.
 

Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu.

Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı.

Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı.

Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: "Peri bacası".

Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakları ise erozyonla vadilere dönüştü. İlginç şekilli oluştu. Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu.

Dokuz-on bin yıl öncesine ait yerleşimlerden ilk Hristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yer altı kentlerine kadar

uzun bir dönemde büyükana bir uygarlık yaratıldı. Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Avanos, Ürgüp, Göreme,

Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri,

Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ-Zelve Anapınar Köyü belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.

Kayalara oyulmuş geleneksel Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler.

Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir.

Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan

çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanıklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir.

Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır.

Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır. Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir.

Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır.

İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir.

Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir.

Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür. Kapadokya'yı eskiden ev olarak kullanıyorlardı. Bu yüzden şimdi kalıntılar çıkartılıyor.

Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.

 

https://en.wikipedia.org/wiki/Cappadocia

 

Kapadokya Mutfağı

Testi Kebabı: Doğranan kuş başı etler, karabiber, domates, sarımsak, sivri biberle harmanlanarak testinin içine yerleştirilir. Üzerine tereyağı döküldükten sonra testinin ağzı hamurla kapatılır. Sonra testi ateşin üstünde 2 saat bekletilir. En sonunda kırılarak içindeki muhteşem lezzet açılıp yenmeye başlanır. Kapadokya yemekleri içinde en meşhurlardandır.

Çömlek Fasulyesi: Kuru fasulye, odun ateşinde haşladıktan sonra doğranmış etlerle birlikte bir çömleğin içine konur. Üzerine su dökülür. Önce kısa bir süre közde pişirilir, sonrasında soğan ve salça ilave ettikten sonra da tekrar pişirilir.
 
Düğü çorbası: Düğü adı verilen ince bulgur ile yapılır. Tereyağı ve salça kavrulduktan sonra su ilave edilir ve içine düğü atılır.
 
Sütlü çorba: Kaynatılan bulgura süt ilave edilerek hazırlanır. Çok sık tüketilen Kapadokya yemeği turistlerin de beğenisini kazanmaktadır.
 
Nohutlu yahni: Koyun eti soğanla birlikte kavrulur. Malzemeler nohutla birlikte çömleğe konur. Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda pişmeye bırakılır.
 
Kayısı dolması: Çömlekte yapılan kayısı dolmasında parça etler ve tatlı kayısı kullanılır. Piştikten sonra servis edilir. Zor yapılan Kapadokya yemekleri içinde yer alır.
 
Gendime: Soğan ve salça tereyağı ile kavrulur. İçerisine yarma eklenir. Diğer yanda kurutulmuş kemik çömleğin altına konur. Üzerine kavrulmuş yarma eklenir ve su koyulur. Tandırda pişirilir.
 
Dıvıl: Haşlanmış patates bulgur ile yoğrulup küçük köfteler halinde yağda kızartılır. Geleneksel Kapadokya yemekleri arasında yer alır.
 
Ayva dolması: Ayvaların içi oyulduktan sonra düğü ve kıyma karışımı ile doldurulur. Tepsiye yerleştirilir. Üzerine su ve pekmez dökülür.
 
Dolaz: İki şekilde yapılabilir. Yumurta, süt ya da su ile un karıştırılır. Yağda kavrulur, servis edilirken üzerine şeker kestirmesi veya bal dökülür.
 
 

https://www.kapadokyaturlari.com.tr/yeme-icme/